Bilişim Teknolojisi
Burak DEMİRTÜRK

----HOŞGELDİNİZ------
Bilişim Teknolojisi

Bilişim teknoloji alanı tanıtımı ( Burak DEMİRTÜRK)
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» VMwareWorkstation Full İndir
Çarş. Ağus. 18, 2010 1:04 am tarafından BAYBORA

» Cpuid HWMonitör ve CPU-Z
Çarş. Ağus. 18, 2010 12:55 am tarafından BAYBORA

» windows medıa player 12 ing ama güzel
Çarş. Ağus. 18, 2010 12:45 am tarafından BAYBORA

» AIMP Classic 2.61.570
Salı Haz. 08, 2010 4:40 pm tarafından €mine

» VirtualDub 1.9.9
Salı Haz. 08, 2010 4:12 pm tarafından €mine

» AirSnare 1.5
Salı Haz. 08, 2010 4:00 pm tarafından €mine

» FileZilla 3.3.3 RC 1
Salı Haz. 08, 2010 3:57 pm tarafından €mine

» Driver magician indir & özeLLikLeri
C.tesi Nis. 24, 2010 9:49 am tarafından öSqé

» unLocker inDir
C.tesi Nis. 24, 2010 9:43 am tarafından öSqé

En iyi yollayıcılar
tolga_yinanc (332)
 
The Dualion (300)
 
bhrcn (195)
 
K3riM3 (116)
 
starkey (94)
 
digitalpeach (85)
 
erhan41 (77)
 
HoLLy (65)
 
umit (59)
 
pisikopatyazar (53)
 

Paylaş | 
 

 Linux ile Ağ Yönetimi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
pisikopatyazar
Uzman yard.
Uzman yard.
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Kayıt tarihi : 09/12/09
Yaş : 25
Nerden : kocaeli

MesajKonu: Linux ile Ağ Yönetimi   Salı Ara. 15, 2009 8:48 pm

Linux ile Ağ Yönetimi
kocaeli e.m.l, bilişim teknolojieri 41040 izmit
(alienessaglam@hotmail.com )(soudnetork.tr.gg)
ÖZET
Bu yazıda Linux işletim sistemi ile donatılmış bilgisayarlar kullanarak büyük ölçekli TCP/IP ağlarının yönetimi
konusundaki beş yıllık deneyimin aktarımı hedeflenmiştir. Bilkent Üniversitesi ağında uzun süredir yönlendirici olarak
sadece Linux tabanlı kişisel bilgisayarlar kullanmaktadır. Yaklaşık 8.000 bilgisayardan oluşan üniversite ağında her
türlü yönlendirme, filtreleme, bant genişliği yönetimi; istemeyen trafik, virüs ve solucanlarla mücadele, gözlem,
raporlama Linux işletim sistemi altında açık kaynak yazılımlarla yapılmaktadır. Bu sayede ağ altyapısı için gereken
yatırım; benzeri yapılanmaların yaklaşık onda birine yapılabilmiştir.
Anahtar sözcükler: “TCP/IP Ağ yönetimi”, “Yönlendiriciler”, “Güvenlik duvarları”, “virüs ve spam mücadelesi”
Network Management with Linux
ABSTRACT
House built Linux routers have been used in Bilkent University's campus network for more than five years. This article
intends to share this experience. Using Linux routers have not only saved quite significant amounts financially; it has
also provided a lot of flexibility and ease of use for the network administrators. All IP routing, filtering, bandwidth
management, fignting with viruses, worms and unwanted traffic, monitoring and reporting are handled by open source
software and the Linux operating system. Using Linux and OSFS, the university has established its network
infrastructure at about one tenth of the price of similar configurations using commercial products.
Keywords: “TCP/IP network management”, “Routers”, “Firewalls”, “Fighting viruses and spam”
Linux Yönlendiriciler
TCP/IP ağların birleştirilmesini; bir başka bakış açısından
da ayrılmasını sağlayan yönlendiriciler, ağ yöneticileri
için en önemli gözlem ve denetim noktalarıdır. Kaynakların
paylaşılması açısından bakıldığında ağların birleştirilmesini
sağlayan; ağ üzerindeki istenmeyen trafiğin
yayılmasını önlemek açısından bakıldığında ise ağları
birbirinden ayıran en önemli araçlar yönlendiricilerdir.
Yönlendiriciler, marka ve modeli ne olursa olsun üzerinde
TCP/IP yönlendirme ile ilgili yazılım(lar) çalışan, birden
fazla arabirim üzerinden aynı anda birden fazla ağa bağlı
olan, bu ağlar arası trafiği düzenleyen birer bilgisayardır.
Bu yazıda vurgulamak istediğimiz en önemli nokta, özel
olarak “yönlendirici” olarak üretilmiş ve tipik fiyatları on
bin ABD dolarının katlarıyla ifade edilen cihazlar yerine,
bin ABD dolarının oldukça altında satın alınabilecek
kişisel bilgisayarların da Linux veya BSD işletim sistemi
ile, yönlendirici olarak başarıyla kullanılabileceğidir.
Kaldı ki, piyasadaki tüm ticari yönlendiricilerin UNIX ya
da türevi bir işletim sistemi kullanılarak geliştirilmiş
olduğu bilinmektedir.
Linux işletim sistemi ile kurulmuş bir bilgisayarı kusursuz
bir yönlendirici olarak kullanmak olasıdır. Linux yönlendiricilerin,
ticari yönlendiricilere göre herhangi bir işlev
eksikliği olmadığı gibi bir çok açıdan işlevsel üstünlükleri
vardır. Beş yılı aşkın bir süredir Bilkent Üniversitesi'nde
hiç bir ticari yönlendirici kullanılmamaktadır. Bunun
nedeni ekonomik değil; Linux yönlendiricilerin daha
kolay kurulmaları, yönetilmeleri, yedeklenebilmeleri ve
gereksinimlerimize çok daha kolay uyarlanabilmeleri
olmuştur.
Bilkent Üniversitesi'nin ağı; üç İnternet çıkışı olması
nedeniyle bir otonom sistem (Autonoumous system; AS)
olarak işletilmektedir. Bu özellik, komşu otonom sistemlerle
(UlakNet ve MeteksanNet) BGP4
(Border Gate
Protocol) ile yönlendirme bilgisi alışverişini gerektirmektedir.
BGP sayesinde, bu üç hattımızdan birinde
sorun olduğunda, ağ yöneticilerinin müdahalesine gerek
Linux ie Ağ Yönetimi 1
UlakBİM
Çalıştayı
36
Nisan 2007 Gökova
kalmadan trafik diğer iki hatta otomatik olarak kayabilmektedir.
Sorun ortadan kalktığında ise tercih edilen arabirimler
trafiği tekrar üstlenmektedir. Üniversitemizin üç
bağlantısının toplandığı ana yönlendirici için yapılan yatırım
600 ABD Doları civarındadır. Söz konusu yönlendiricinin
tıpatıp aynısını yedek olarak sistem odasında hazır
bulundurmanın ek maliyeti de yine yalnızca 600 Dolardır.
Ticari yönlendiricilerde BGP uygulamasına geçiş genellikle
bellek arttırımı, denetim yazılımı değişikliği; hatta
birçok durumda donanım değişikliği; kısaca, epeyce bir
Amerikan Doları gerektirmektedir. Oysa, bir Linux yönlendirici
kullanıldığında açık kaynak kodlu quagga [1]
yazılımının kurulması yeterli olmaktadır.
Bu yazının yazıldığı tarihte Bilkent Üniversitesi'nde sekiz
tane Linux yönlendirici kullanılmaktadır. Bunların tamamı,
1 ile 3 Ghz arasında Intel x86 serisi işlemciye sahip
masaüstü kişisel bilgisayarlardır. Toplam parasal değerleri
5.000 ABD doları civarındadır. Bu yönlendiricilerde çalışan
quagga yazılımı, yönlendiriciler arasında OSPF
(Open Shortest Path First) protokolu ile yönlendirme
tablolarını birbirlerine ileterek topoloji değişikliklerine
tam otomatik uyum sağlamaktadır. Örneğin yönlendiriciler
üzerinde yeni bir yerel ağ ekleyerek ya da çıkararak bir
değişiklik yaptığımızda veya ağa yeni bir yönlendirici
eklediğimizde diğer yönlendiricilerin kurulum ayarlarında
hiç bir değişiklik yapmamız gerekmiyor.
Trafik Ölçme ve Gözleme
Bir ağda neler olup bittiğini anlamanın tek yolu, ağ üzerinde
akan trafiği ve bileşenlerini kritik noktalarda sürekli
olarak ölçmek ve ölçülen bu değerleri eskileriyle karşılaştırmaktır.
Bu ölçümler yanlış giden birşeylerin varlığı
kadar kaynak gereksinimlerinin kaydığı ya da odaklandığı
noktaların belirlenmesini de sağlar.
Bilkent Üniversitesi'nde iki trafik ölçme yazılımı kullanıyoruz.
En çok işimize yarayan yazılım MRTG Multi
Router Traffic Grapher [2] isimli yazılımdır. Ağ üzerinde
çeşitli noktalardaki aktif cihazlardan SNMP protokolü ile
toplanan verileri grafik olarak sunan bu yazılım dünyada
belki de en yaygın olarak kullanılan ağ performans gözlem
yazılımıdır.
Şekil 1. Bilkent ÜniversitesiUlakNet
bağlantısı veri akışı
MRTG grafiklerine bakarak kısa ve uzun dönem trafik
profili kolayca gözlenebilmektedir. Şekil1'
de Bilkent
Üniversitesi'nin UlakNet bağlantısı üzerindeki gelen ve
giden trafiği görülmektedir. Bu grafikleri günlük, haftalık
aylık ve yıllık olarak gözleyerek ortaya çıkan anormalliklere
hızla müdahale edebilme olanağı buluyoruz.
Şekil2'
de ise bir başka üniversitenin UlakNet trafik akış
istatistikleri görülmektedir. Günün saatinden bağımsız
olarak sürekli dışarı trafik oluşturan bu ağda çok sayıda
P2P istemcisi çalıştığı ilk bakışta anlaşılmaktadır. Gece
gündüz aralıksız devam eden P2P trafiği hat kapasitesinin
neredeyse tamamını doldurmaktadır.
Şekil 2. Yoğun P2P trafiği gözlenen bir üniversitenin UlakNet trafiği
Şekil3'
deki grafik ise gece saat 22:00'de birden bire başlayan
yüksek trafiğe dikkati çekmektedir. Ağ yöneticisi
hemen bu trafiğin nedenini bulup, ters giden birşeyler
olup olmadığını kontrol etmelidir.
Şekil 3. Saat 22:00'de bir şeylerin ters gitmeye başlamış olabileceğine
işaret
İkinci en önemli ölçme aracımız NeTraMet [3] yazılımıdır.
NeTraMet, ağ üzerindeki her bilgisayarın ölçüm noktasından
geçen trafiğini çıkış ve varış noktaları itibarıyla
paket sayısı ve toplam byte olarak ölçer. İnternet bağlantılarımızı
sağlayan yönlendirici üzerinde çalıştırdığımız
NeTraMet ile ağ içinde kimin ne kadar ve nereye İnternet
trafiği oluşturduğunu gözleyebilmekteyiz.
Örneğin Tablo1'
deki 139.179.14.xx IP adresli bilgisayarın
üniversite dışına 6.34 GByte veri transfer etmiş olması
doğal değildir. Ne bir web sunucusu, ne de ftp sunucusu
olan bu bilgisayarın ayrıntılı trafik dağılımı incelendiğinde
(Tablo2)
çok belirgin bir P2P veya torrent trafiği
görülmektedir.
En yüksek 100 trafik kaynağı (6 Kasım 2006)
İçeri Trafik Dışarı Trafik
IP Adresi Toplam IP Adresi Toplam
139.179.159.xxx 4.38 GB 139.179.10.xx 13.69 GB
139.179.96.xxx 4.35 GB 139.179.14.xx 6.34 GB
139.179.210.xxx 3.92 GB 139.179.198.xx 1.07 GB
. . . . . . . . . . . .
Tablo 1 : Üniversite ağında içeri ve dışarı yönlerde en yüksek trafik
oluşturan bilgisayarlar
Linux ie Ağ Yönetimi 2
Gelen
Giden
UlakBİM
Çalıştayı
36
Nisan 2007 Gökova
139.179.14.xx Trafik dağılımı(6 Kasım 2006)
İçeri Trafik Dışarı Trafik
IP Adresi Toplam IP Adresi Toplam
85.182.14.20 7.9 MB 82.21.160.24 332.5 MB
82.21.160.24 7 MB 85.182.14.204 326.3 MB
81.230.41.200 5.2 MB 81.230.41.200 207.6 MB
. . . . . . . . . . . .
Tablo 2 : 139.179.14.xx IP adresli bilgisayarın trafik
ayrıntıları
NeTraMet türü bir yazılımla kimin nereye ne kadar trafik
oluşturduğunun ölçülmesi etik tartışmalara yol açabilir.
Ancak, bir üniversitede veya iş yerinde İnternet alt yapısının
kurulma ve işletilme amacı herhangi bir tartışmaya
gerek olmayacak kadar açıktır.
Grafikler ve istatistikler normal olmayan bir trafiğe işaret
ettiğinde arabirimler üzerindeki trafiği gerçek zamanda
izlemek gerekmektedir. Yönlendirici üzerinde çalıştırılacak
tcpdump [4] komutuyla yayılmaya çalışan, ya da port
taraması yapan yazılımların çalıştığı bilgisayar(lar) hemen
görülebilmektedir. Örneğin, Şekil4'
deki tcpdump çıktısı
139.179.148.106 ve 139.179.148.140 IP adresli bilgisayarlarda
çalışan solucan yazılımların, alıcı IP adreslerini
sıradan arttırarak 135 port açığı arayan trafiğine işaret
etmektedir.
# tcpdump -ni any port 135 or 445
listening on any, link-type LINUX_SLL (Linux cooked), capture
size 96 bytes
22:19:11.504175 IP 139.179.148.106.4275 > 214.214.148.25.135
22:19:12.778009 IP 139.179.148.140.3217 > 60.171.173.185.135
22:19:12.778326 IP 139.179.148.140.3218 > 60.171.173.186.135
22:19:12.778427 IP 139.179.148.140.3219 > 60.171.173.187.135
22:19:12.779459 IP 139.179.148.140.3220 > 60.171.173.188.135
22:19:12.779695 IP 139.179.148.140.3221 > 60.171.173.189.135
22:19:12.780052 IP 139.179.148.140.3222 > 60.171.173.190.135
22:19:12.797236 IP 139.179.148.140.3233 > 60.171.173.201.135
22:19:12.797379 IP 139.179.148.140.3234 > 60.171.173.202.135
22:19:12.797478 IP 139.179.148.140.3235 > 60.171.173.203.135
22:19:12.801344 IP 139.179.148.140.3236 > 60.171.173.204.135
22:19:13.188870 IP 139.179.148.106.4295 > 214.214.148.45.135
Şekil 4: Solucan trafiği
Yönlendirici arabirimlerindeki trafikleri gerçek zamanda
ölçmek için kullandığımız bir diğer önemli araç iftop [5]
yazılımıdır.
Örneğin, yönlendiricinin eth2 arabirimi üzerindeki trafiği
oluşturan bilgisayarları gerçek zamanlı ve trafik yoğunluğuna
göre sıralı olarak gözlemek için iftop komutunu
kullandığımızda elde ettiğimiz tipik bir rapor Şekil5'
te
gösterilmiştir.
Şekil 5 Örnek
iftop raporu
Trafik Denetimi
TCP/IP ağlarda trafik denetiminin yapılması için en uygun
noktalar yönlendiricilerdir. Bilkent Üniversitesi'nde
trafik denetimi için kullandığımız yazılım, Linux çekirdeğinin
bir parçası olarak çalışan netfilter ve bu yazılımın
yönetim arayüzü olan iptables [6] yazılımlarıdır.
netfilter/iptables ile güvenlik duvarı (firewall), yük dengeleme
(load balancing) ve trafik şekillendirme (traffic shaping,
QoS) gibi işlevleri kolaylıkla ve etkin olarak yerine
getirebilmekteyiz.
Güvenlik Duvarı (Firewall) İşlevleri
“Güvenlik duvarı” ya da “firewall” yazılımları tehlikeli ya
da istenmeyen trafiğin bir bilgisayar ağına girmesini ya da
çıkmasını önleyen denetim yazılımlarıdır. Son yıllarda bu
amaca yönelik özel amaçlı donanımlar üretilmekte ve
satılmakta ise de, bu işlev Linux yönlendiricilerin doğal
bir özelliğidir.
Piyasadaki yönlendiricilerin yazılım ve donanım kısıtlamaları
ve belki de daha önemlisi, fiyatlandırma politikaları
nedeniyle, kurumlar ağlarını istenmeyen trafiğe karşı
korumak için özel “firewall” donanımı satın almak zorunda
kalmaktadır. Bu tür alımların ardından ağ yöneticileri
yepyeni bir denetim yazılımını kullanmayı öğrenmek zorunda
kalmakta; ilk yatırımın ardından da bakım ücreti adı
altında hiç de küçümsenemeyecek yıllık/aylık ödemelerin
yükü altına girmektedir. Oysa Linux işletim sistemi altında
çalışan yönlendiriciler için, her Linux dağıtımı ile birlikte
gelen, mükemmele yakın performans gösteren güvenlik
duvarı yazılımı kullanıma hazırdır: netfilter/iptables.
netfilter/iptables basit bir paket filtreleme yazılımı değildir.
Bir paketin ne yapılacağına karar vermeden önce o
paketin ait olduğu TCP/IP seansına ilişkin eski paketlerin
de dikkate alınmasına olanak sağlar. “Bağlantı izleme”
(connection tracking) adı verilen bu özellik sayesinde basit
paket filtresi olarak eski güvenlik duvarı yazılımlarına
(ipchains gibi) göre çok büyük üstünlük sağlamaktadır.
iptables ile gelen ve giden paketlerin kaderine karar verirken
çıkış ve varış IP adresleri, port adresleri yanısıra
paketlerin varış/çıkış sıklıkları, içerikleri, hatta günün
tarih ve saati bile dikkate alınabilmektedir. Örneğin deneme
yanılmayla şifre kırma çabasının işareti olan, bir IP
adresinden beş saniye içinde üçten fazla ftp ya da ssh
bağlantı isteği geldiğinde, bu paketleri reddetmek ya da
daha iyisi, görmezlikten gelmek olasıdır. Gene günümüzün
sıkça kullanılan saldırı yöntemlerinden biri, http,
smtp gibi servisleri aşırı yükleyerek sunucuları yanıt veremez
hale getirmeye yönelik DoS (Denial of Service) saldırılarıdır.
Bu saldırılarda, sunucu yazılımının yanıt veremeyeceği
sıklıkta bağlantı isteği (SYN) gönderilir. iptables
Linux ie Ağ Yönetimi 3
UlakBİM
Çalıştayı
36
Nisan 2007 Gökova
ile, gelen SYN paketlerinin sıklığını denetlemek, aşırı yük
yaratacak sıklıktaki paketleri durdurmak olasıdır.
Yük Dengeleme / Sunucu Yedekleme
Yoğun kullanılan web uygulama sunucularında, SMTP sunucularında
zaman zaman ya da sürekli performans
sorunu yaşanabilmektedir. Sunucular zorlandığında genellikle
ilk akla gelen donanımı daha yüksek performanslı bir
bilgisayarla değiştirmek olmaktadır. Oysa çoğu zaman ek
sunucularla çok daha ucuz çözümler elde edilebilmektedir.
Darboğaz hat hızında veya disk erişimlerinde olmadığında
sunucu eklemek, ekonomik olarak daha elverişli
olmanın yanısıra yedek donanımla çalışma olanağını da
beraberinde getirmektedir.
Linux yönlendirici üzerinde çalışan netfilter/iptables yazılımı,
bağlantıları da izleyerek, istemcilerden gelen paketleri
birden fazla sunucu arasında sırayla dağıtabilir. Örneğin
bir web sitesini dört web sunucu üzerinde işletmek
mümkündür. Dışarıdaki bir istemciden http bağlantı isteği
geldiğinde, bu paket ve bu bağlantı ile ardından gelen
ilgili tüm paketler, belirlenen kriterlere göre seçilecek bir
sunucuya yönlendirilebilir. netfilter/iptables yük dengeleme
işlevini yerine getirirken gelen paketleri, gidebilecekleri
sunuculara round robin algoritmasına göre; bir diğer deyişle
sırayla, yükü eşit dağıtacak şekilde yönlendirir.
Bir servisi birden fazla sunucu ile vermenin nedeni yük
dengeleme değil de yedekleme olduğu zaman netfilter
yazılımının sırayla sunucu seçip paketleri ona yönlendirmesi
amaca tam olarak hizmet etmemektedir. Sunucu
yedekleme gerektiğinde kullanılabilen keepalived [7]
yazılımı hem ilgili sunucuları sürekli izlemekte, hem de
bunlardan birinde bir aksaklık olduğunda yükü diğer
sunucular arasında önceden belirlenmiş oranlarla paylaştırabilmektedir.
Bir Linux PC ve keepalived yazılımının
maliyeti tipik olarak 500 ABD Doları iken, “en ucuz” olduğu
sloganıyla satılan bir yük dengeleyici “cihaz” 5.000
ABD Dolarına satılmaktadır. Üstelik o cihazın içinde
aslında bir Linux ya da BSD PC var iken...
NAT
ADSL ve kablosuz ağ hizmetleri yaygınlaştıkça, NAT
(Network Address Translation); bir diğer deyişle, tek ya da
az sayıda gerçek IP adresiyle çok sayıda bilgisayara ağ
hizmeti verme gereksinimi de artmaktadır. NAT kullanmanın
tek amacı IP adresinden tasarruf etmek değildir.
Güvenlik amacıyla, kritik sunucuları ağ içinde özel IP
adresleri ile gizleyerek dışarıdan gelebilecek saldırılara
karşı korumak da yaygın olarak kullanılan bir NAT uygulamasıdır.
netfilter/iptables yazılımı kaynak adres dönüşümü (SNAT
: Source Network Address Translation) ve alıcı adres dönüşümü
(DNAT: Destination Network Address Translation)
işlevlerini kusursuz ve etkin bir şekilde yapabilecek şekilde
geliştirilmiştir. Bilkent Üniversitesi'nde, netfilter/
iptables yazılımının adres dönüştürme yeteneklerini, hem
yük dağılımı yapmak hem de gelen tüm elektronik postaların
önce bir virüs tarayıcı bilgisayardan geçirilmesini
sağlamak amacıyla kullanıyoruz.
P2P ile Mücadele
Masaüstü bilgisayarların iyi denetlenemediği ağlarda P2P
(Peertopeer)
trafik çok ciddi bir sorun olmaktadır. Serbest
bırakıldığında hat kapasitesinin tamamını tüketme
eğilimindeki bu uygulamayı kontrol altına almak için
ipp2p [14] isimli iptables modülünden yararlanıyoruz.
ipp2p ile Kazaa, Ares, eDonkey,
emule ve DC trafiklerini
denetim altına alabiliyoruz. iptables ile ipp2p filtrelerine
takılan bu P2P paketlerini tamamen durdurabildiğimiz
gibi yavaşlatma olanağımız da oluyor.
Trafik Şekillendirme
P2P dosya paylaşım yazılımları (BitTorrent gibi), web
tabanlı dosya paylaşım servisleri (RapidShare gibi), video
paylaşım siteleri (uTube gibi) band genişliğini hızla eriten
uygulamalardır. Bunlar, özellikle üniversitelerde laboratuvar
kaynaklarının gereksiz yere tüketilmesine yol açmaktadır.
Hele yurtlarda ve ofislerde; günlerce, haftalarca aralıksız
tam kapasite dosya indiren kullanıcılar başkalarının
çalışmalarını aksatacak boyutlara varan trafik yaratmaktadır.
Band genişliğini adil bir şekilde paylaştırmak; bazı bilgisayarlara
veya servislere öncelik vermek ya da tam tersine
önceliklerini düşürmek olasıdır.
tc [13] (traffic control) yazılımı ile yönlendiriciler üzerinde
değişik kapasitelerde birkaç band tanımlamak olasıdır.
Örneğin 100 Mbit bir hat üzerinde 60, 30 ve 10 Mbit'lik 3
band tanımladıktan sonra BitTorrent kullanan, paylaşım
sitelerinden dosya indiren kullanıcıların trafiğini 10
Mbit'lik banda; FTP, SMTP gibi zaman açısından fazla
önemli olmayan trafiği 30 Mbit'lik banda
kaydırabiliyoruz.
Kablosuz Ağ Yönetimi
Hızla yaygınlaşan dizüstü bilgisayarlar kablosuz erişim
isteklerini de beraberinde getirmektedir. Kablosuz erişim
noktaları arttıkça yönettiğiniz ağa giren bilgisayarlar üzerinde
denetiminiz de azalıyor. Pek çok denetimsiz dizüstü
bilgisayarın ağa girip çıkması virüs ve solucanların yayılmasını
hızlandırmakta; ele geçirilmiş bilgisayarlar birer
kablosuz Truva atı olarak ağda cirit atabilmektedir. Bilkent
Üniversitesi'nde kablosuz bağlantı yapan kullanıcıları
VPN (Virtual Private Network) [8] kullanmaya zorluyoruz.
Kablosuz ağa bağlandıktan sonra geçerli bir kullanıcı
kodu ve şifre vermeden kimse yönlendiricilerden geçemiyor.
Bu sayede virüs ve solucan yayan, ele geçirildiği
için SPAM yollamaya çalışan bilgisayarların sahiplerinin
kullandığı hesapları gerektiğinde bloke ederek denetim
Linux ie Ağ Yönetimi 4
UlakBİM
Çalıştayı
36
Nisan 2007 Gökova
sağlıyoruz. VPN bağlantıları için sunucu tarafında kullandığımız
yazılım, Linux'un standard servislerinden olan
pptpd [9] yazılımıdır.
Virüslerle Savaş
Virüsler ne yazık ki ağ yöneticilerinin birlikte yaşamayı
ve baş etmeyi öğrenmesi gereken önlenemez gerçeklerden
biridir. Gözlemlerimize göre bir çok ağ yöneticisi, ticari
antivirüs ürünlerinin kurumsal lisanslarını satın alarak
dertlerine çare aramaktadır. Eğer antivirüs yazılımları bir
çare olsaydı, aynı çiçek hastalığı virüsü gibi bilgisayar
virüslerinin de şimdiye kadar soyu tükenmiş olmalıydı.
Oysa, azalmak yerine virüs tehditleri artarak ağ yöneticilerinin
başını ağrıtmayı sürdürmektedir.
Eposta
ile yayılan virüsleri önleme konusunda açık kaynak
kodlu yazılımlarla yüzde yüze yakın başarı elde ettik.
Bilkent Üniversitesi'nde çeşitli fakülte, birim ve kullanıcı
grubuna hizmet veren sekiz eposta
sunucusu bulunmaktadır.
Bu sunuculara yönelik SMTP bağlantıları, güvenlik
duvarındaki keepalived ile yük dengelemesi yapılarak
virüs taraması için iki ara sunucuya yönlendirilmektedir.
Bu iki Linux sunucu üzerinde, açık kaynak kodlu clamav
[10] yazılımı ile tüm eposta
mesajları üzerinde virüs taraması
yapılmakta; temiz olan mesajlar ilgili fakülte veya
birimin eposta
sunucusuna yönlendirilmektedir. clamav
yazılımı saat başlarında virüs veri tabanına bir ekleme
olup olmadığını kontrol etmekte; varsa yeni virüs veri
tabanını indirmektedir. clamav kullanılmaya başlandığından
beri, yaklaşık üç yıldır, Bilkent Üniversitesi'ne eposta
ile virüs girmesi sorunu kökünden hallolmuştur.
Masa üstünde MSWindows
işletim sisteminin ezici yaygınlığı
ve bu işletim sistemi ailesinin güvenlik sorunlarının
büyüklüğü yadsınamaz bir gerçektir. Windows bilgisayarlarını
kötü adamlara karşı korumak için çok sayıda
ürün satılmasına, kullanılmasına rağmen ne yazık ki
sorunlar ortadan kaldırılabilmiş değildir. Belki de bunun
en önemli nedeni kullanıcıların umarsızlığıdır.
Deneyimlerimize göre ağ yöneticilerinin güvenlikle ilgili
literatürü iyi izlemesi; ağ üzerindeki trafiği dikkatle ölçüp
değerlendirerek gereken önlemleri alması, çeşitli ticari
ürünlerin kurum lisanslarını satın alıp tüm kullanıcı bilgisayarlarına
kurmaktan daha etkin olmaktadır. Örneğin
virüs ve solucan bulaşması sonucu ağ üzerinde sorun
yaratan bilgisayarların internet erişimini kesmek üniversite
ortamında çok etkili olmuş, bu uygulama başladıktan
sonra kullanıcılar kendi Windows bilgisayarlarını koruma
konusunda çok daha hassas davranmaya başlamışlardır.
Solucanlarla Savaş
Solucan adı verilen yazılımların neredeyse tamamı Microsoft
işletim sistemleri altında sunulan servislerin zayıflıklarından
yararlanarak yayılmaktadır. Bu servislerin kullandığı
iletişim kapılarına (port) yönelik trafiği iptables
ile denetim altına alarak solucan yayılımını önlemek çok
kolaydır. İyi bir güvenlik duvarı kurulumunda bilinen port
adresleri dışında trafiğe izin verilmez. Örneğin 135139
ve 445 numaralı portlar üzerindeki trafiğe denetimsiz olarak
izin vermek kelimenin tek anlamıyla intihardır. Güvenlik
duvarlarının politikası “herşey kapalı, gerekli olanlar
açık” olmalıdır. iptables ile bu tür politikaları uygulamak
son derece kolaydır.
SPAM ile Savaş
2006 yılının sonlarına doğru artık dayanılmaz boyutlara
varan istenmeyen eposta
trafiği ile savaşta en önemli ve
etkin silahlarımız gene açık kaynak kodlu yazılımlardır.
Bilkent Üniversitesi'nde bu amaçla spamassassin [11] açık
kaynak kodlu yazılımı yanısıra kara liste servislerinden de
yararlanılmaktadır. spamassassin, gelen eposta
mesajlarının
içerdikleri anahtar sözcükler yanısıra mesajın görsel
düzenlenme karakteristiklerini (çok renkli yazı tipleri kullanılmış
olması, “listeden çıkmak için şunu yapın” benzeri
ifadeler içermesi gibi) değerlendirerek puanlama yapmakta;
belirli bir puanı geçen mesajların SPAM olarak işaretlenmesini
sağlamaktadır. DNSBL (DNS kara liste) [12]
servislerinden yararlanarak da, mesajı gönderen SMTP
sunucunun şöhreti kontrol edilebilmektedir. postfix, qmail,
sendmail gibi yaygın olarak kullanılan Linux eposta
sunucu
yazılımlarına kolaylıkla entegre edilebilen spamassassin,
yüzde yüz olmasa da, SPAM mesajların yakalanmasında
çok başarılıdır.
SPAM savaşındaki bir diğer önemli silahımız da SQLgrey
[13] isimli grey listing yazılımıdır. SPAM gönderen yazılımlar
mesajları mümkün olduğunca hızlı göndermeye
çalışırlar. Bunun belki de en önemli nedeni, SPAM filtreleri
yeni dalgaya göre düzenlenmeden olabildiğince çok
mesaj göndermektir. Bu nedenle, gönderemedikleri
mesajları bir süre sonra tekrar göndermeyi denemezler.
SQLgrey yazılımı, herhangi bir IP adresinden herhangi bir
kullanıcımıza ilk kez gelen eposta
mesajına ilişkin SMTP
bağlantısını beş dakikalığına reddetmemizi sağlamaktadır.
Eğer gönderici SMTP protokolunu kurallarına göre oynayan
bir bilgisayarsa, kısa bir süre sonra tekrar deneyecektir.
Greylisting sayesinde üniversitemize gelen SPAM
mesajların sayısında yüzde doksan oranında azalma sağlanmıştır.
Bu çözümün geçici olduğunu, greylisting uygulamasının
yaygınlaşmasıyla SPAM yazılımlarının da gönderemedikleri
mesajlar için yeniden deneme yapmaya
başlayacaklarını biliyoruz; ancak şimdilik greylisting işe
yaramaktadır.
SPAM ile savaş tek yönlü değildir. Gelen SPAM'i önlemenin
yanısıra, giden SPAM'in önlenmesi de kurumların
kara listelere alınmaması açısından çok önemlidir. Ne
yazık ki, çok çeşitli yöntemlerle kullanıcı bilgisayarları
ele geçirilmekte ve uzaktan yönetilerek SPAM göndermek
amacıyla kullanılabilmektedir. Her ne kadar kuşkuyla karLinux
ie Ağ Yönetimi 5
UlakBİM
Çalıştayı
36
Nisan 2007 Gökova
şılanan bir oran olsa da, dünyada Windows işletim sistemi
ile çalışan ev bilgisayarlarının yüzde 70'inin ele geçirilmiş
olduğu tahmin edilmektedir. Oran ne olursa olsun, ele
geçirilmiş bilgisayar sayısı hepimizi rahatsız etmeye
yetecek kadar çoktur ve ne yazık ki artış eğilimindedir.
Alınan tüm önlemlere rağmen, 29 Ekim 6
Kasım 2006
tarihleri arasındaki bir haftalık dönemde, Bilkent Üniversitesi'ndeki
ele geçirilmiş bilgisayarlardan 1.300.000 den
fazla eposta
gönderme girişimi iptables filtrelerine takıldı.
Bu elektronik postaları, gene netfilter/iptables ile sahte
bir SMTP sunucusuna yönlendirip topladık. Ortaya çıkan
manzarada iki tip ele geçirilmiş bilgisayar profili gördük:
1. SPAM göndermek için uzaktan yönetilen,
zombie'ye dönüşmüş, yani ele geçirilmiş
bilgisayarlar ve
2. kullanıcısının klavyede bastığı tüm tuşları, Windows
ve MSN, ICQ gibi uygulama programları
tarafından kaydedilen tüm kullanıcı kodu ve
şifreleri bir yerlere eposta
ile yollayan
bilgisayarlar.
Bu bilgisayarların kullanıcıları ile yapılan görüşmelerde
bilgisayarların tamamında ticari birer antivirüs ve İnternet
güvenlik yazılımının kurulu, aktif ve güncel olduğunu öğrendik.
Sorunlu bilgisayarları kullananların neredeyse tamamı,
sohbet sitelerinde bir arkadaşları tarafından kendilerine
tavsiye edilen ya da gönderilen bir programı kurduklarını
veya “hoş” bir resim dosyasını açtıklarını söylediler.
Kullanıcıların kendi elleriyle, “yalnızca bir kerecik”
yüklediği; üstelik “böyle şeyler yapmayacak bir arkadaşından
gelen” bir yazılım nedeniyle bilgisayarının başkalarının
denetimine geçmesinin olası sonuçları hakkında
bilgilendirilmesi elbette ağ yöneticilerinin görevidir.
Ancak bu konuda pek başarılı olabildiğimiz söylenemez.
Performans Değerlendirmeleri / GigaBit Linux
Yönlendiriciler
Özel yönlendirici donanımlarının performansı; özellikle
de ana kart arabirim performansları (backplane performance)
etkileyici düzeylerdedir. Bunların tipik performansları
birkaç yüz Gigabit/sn veri akış hızına kadar
çıkabilmektedir. x86 ailesinden bir merkezi işlem birimine
sahip kişisel bilgisayar donanımıyla bu hızların küçük
kesirlerine dahi yaklaşmak olası değildir. Ancak, en azından
üniversite ortamında, önümüzdeki 35
yıl içinde
departmanlar arasında yüzlerce GigaBit/sn yönlendirme
kapasitesine gereksinim duyulmayacağı da bir gerçektir.
Bilkent Üniversitesi'nde Mühendislik Fakültesi ile Fen
Fakültesi arasındaki trafik ortalama birkaç Megabit/sn
düzeyinde oluşmaktadır. Gene Mühendislik Fakültesi ile
Bilgisayar Merkezi arasındaki trafik 7080
Megabit/sn'yi
pek geçmiyor. Oysa her iki fakültenin de kendi içlerindeki
trafik doğal olarak çok daha yüksek. Ancak bu iç trafikler
yerel ağ Ethernet anahtarları üzerinde kalıyor ve yönlendiricilerimize
ulaşmıyor. GigaBit Ethernet arabirimlerinin
zamanla masaüstü bilgisayarlarda yaygınlaşmasıyla trafik
gereksinimleri artabilir ancak bu olasılığa karşı onbinlerce
dolarlık yönlendiricilere şimdiden yatırım yapmak ne
derece mantıklı?
2006 Aralık ayında Bilkent Üniversitesi'nde Debian
Linux, Pentium 4 serisi 3 Ghz'lik kişisel bilgisayarlar ve
yüksek tampon bellekli, PCIExpress
arabirimli, SM optik
kablo arabirimi olan dörder adet Ethernet arabirimi kullanarak
GigaBit yönlendiriciler kuruyoruz. Yaptığımız performans
ölçümlerinde, her arabirime aynı anda 1 GigaBit
trafik basmaya çalıştığımızda 941 MegaBit/sn ile yönlendirme
yapabildiğimizi gördük. Seçtiğimiz yüksek performanslı
Ethernet kartlarının ve ana kartın fiyatlarının oldukça
yüksek olmasına rağmen, söz konusu bilgisayarların,
daha doğrusu yönlendiricilerin, her birinin maliyeti
2.000 ABD Doları'nın altında kaldı. Bu yönlendiricilerde
sabit disk yerine USB bellek kullandık; böylece arıza olasılığını
da azalttık. 2007 yılının ilk günlerinde bu yönlendiricilerimizi
devreye almış olacağız. Önceki deneyimlerimize
dayanarak hiçbir sorunla karşılaşmayacağımıza
eminiz.
Genel Değerlendirme
Linux işletim sistemi kullanarak kişisel bilgisayar donanımları
üzerinde kurulan IP yönlendiriciler çok başarılı
olmaktadır. Deneyimlerimiz ve gözlemlerimiz genel
amaçlı, sıradan br masaüstü bir bilgisayar ve Linux işletim
sistemi kullanarak kurulan yönlendiricilerin büyük
avantajları olduğunu; her düzeyde dokümantasyon ve
destek bulmanın son derece kolay olduğunu gösterdi. Öte
yandan birden fazla marka/model yönlendiricinin yönetim
yazılımını öğrenme gereksinimi ortadan kalktı. Değişen
koşullara, gelişen ağ topolojisine, ortaya çıkan yeni İnternet
zararlılarına hızla ve kolaylıkla uyum ve tepki gösterebildik.
Tasarruf ettiğimiz birkaç yüzbin YTL de yanımıza
kâr kaldı.
imza: pisikopatazar sunny queen
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Linux ile Ağ Yönetimi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bilişim Teknolojisi :: 12. Sınıf :: NETWORK-
Buraya geçin: